Amed’de Rojhilatlı bir ses

Her ezgisinde yaşanmış bir trajedi olduğunu ve asla coşturmak gibi bir derdinin olmadığını aktaran Yalda Abbasi, amacının her zaman Kürt müziğini dünyaya tanıtmak olduğunu söyledi.

12 Ağustos 2014 Salı | Kültür-Sanat


Horosan Kürtlerinden Yalda Abbasi, yaptığı müzik ve tarzıyla Kürt müziğine yeni bir ses ve soluk getiriyor. Abbasi gerek müzikal alt yapısındaki ustalık ve gerekse otantik enstrümanların sesiyle bir armoni halinde yol alarak, Kürt müziğindeki derinliği dinleyiciye taşıyor. Yalda Abbasi Türkiye’de ilk kez geçtiğimiz günlerde Amed ve Dêrsim’de sahne aldı. Abbasi’yi her iki şehirde de büyük kalabalık ilgi ile dinledi. Dicle-Fırat Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen Amed konserinde Türkiye Kürdistan’ındaki dinleyicileriyle buluşan Abbasi, Rojhilat Kürtlerinin müzikteki gizemli kapılarını Amedlilere açtı.
Abbasi konser sonrasında Bas News’den Mehmet Engin’le yaptığı söyleşide, Amed’de konser vermekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her ezgisinde yaşanmış bir trajedi olduğunu ve asla coşturmak gibi bir derdinin olmadığını aktaran Abbasi, amacının her zaman Kürt müziğini dünyaya tanıtmak olduğunu söyledi.

Horasan’a göç

Yalda Abbasi Horasan ve kendi geçmişine dair değerlendirmelerde bulunurken, Osmanlı döneminde Çaldıran savaşının ardından atalarının Horasan’a göç ettirildiğini ‘’Ankara’da nasıl ki Kürt köyü varsa, İran Horasan’ındaki Kürtlerin de aynı şekilde göç ettirildiğini’’ anlattı. Abbasi, ‘’O dönem Kazakların İran’ı istila sırasında Horasanlı Kürtlerin çok ciddi bir direnişi oldu, bu sayede İran düşmedi. Çünkü saldırılara karşı atalarımız ciddi bir mücadele verdi. Başarılarımızdan dolayı Şah Tahmaz atalarımıza ‘Siz büyük bir başarı elde ettiniz, benden ne dilerseniz onu vereceğim’ der. Atalarımız da o dönem Horasan’ı istemişler. Bizler de yıllardır o topraklarda yaşıyoruz’’ diyor.


 Şarkılarda coşku değil hüzün var

Abbasi’nin müziğinde kendi yaşanmışlıkları üzerinden hikayelerin ezgilerine rastlanıyor, yine Horasan’ın köklerindeki hüzün, dram ve yaşanmışlıklar da müziğinde yer buluyor. Abbasi yaptığı müziğe ilişkin bu durumu değerlendirirken, ‘’Seslendirdiğim parçaların çoğu yaşanmış olaylardan derlenmiştir. Horasan müziği çok eskilere dayanıyor. Her bir şarkının tarihi o ilçenin tarihi ile yaşıttır. Bizim müziğimiz oyun havası değil, show müziği değil. Seslendirdiğimiz şarkının gerçek bir hikayesi var. Şarkılarda geçmişte Özbeklere karşı kendimizi korurken yaşanan olaylar anlatılıyor, ya da orada vurulan bir kişi ile ilgilidir. Hepsinin gerçek ve acılı bir hayat hikayesi var. Bu nedenle şarkılarda coşturan değil, hüzünlendiren bir tarzımız var. Bu şarkılar daha çok o dönem insanlarının yaşamış olduğu acılara dönüktür. Çatışmalarda erkeklerimiz o kadar çok ölmüştü ki, çobanlığı kadınlar yapıyordu. Melodiler daha çok annenin yüreğinden kopan acı ve feryattır. O anki hislerle dile getirilen ezgilerdir. Tüm parçalarımızın orijinal hallerini bozmadan seslendiriyoruz. Onları kirletmeden ve farklı bir tarza sokma niyetimiz de yok. Bu nedenle kimseyi coşturma gibi bir derdimiz yok, tarzımızı bozmayacağız. Düğün şarkılarımız bile insanları coşturacak tarzda değil, onlar bile ağır kalıyor. İnsanlar birçok yerde kendilerini oynatacak müziği seviyorlar, biz de bunun farkındayız. Ama bizim müziğimiz bu değil. Coşku üzerinden müzik yapmıyoruz’’ diyor. 


 Kuzey Kürdistan heyecanı

Kürdistan’ın parçalanmışlığında ilk kez Kuzey Kürdistan’da dinleyicilerle buluşan Abbasi burada olmaktan kaynaklanan duygularını dile getirirken ‘’ ilk kez konser verdiğim için hem çok heyecanlıyım, hem de çok mutluyum. Kürdistan’ın parçaları birbirinden kopuk olunca insanların tanışması da geç oluyor. Bu bir tanışmaydı benim için. Böyle algılıyorum ama bundan sonra da bu tarafa dönük olacağım. Bir sonraki albümümde Türkiye Kürtlerinin müziklerine de yer vermek istiyorum. Buradan bazı şarkıları okumak istiyorum’’ diyor.  Abbasi kendi kültürü ve diliyle aynı olan bir coğrafya’ya gelmekten duyduğu mutluluğu dillendirerek, Türkiye’de yaşayan Kürtlerin kendi müzik tarzına karşı ilgisinin olduğunu bildiğini ve bu durumdan mutlu olduğunu belirterek, buradaki Kürt müziği çalışmalarıyla ilgili ‘’Burada yapılan müziği tamamıyla takip etmek zor ancak çok iyi işlerin yapıldığını biliyor ve dinliyorum. Elbette ki modernizasyon adı altında yapılan bazı yanlış uygulamalar var ama Kürdistan’ın her karışı muazzam bir kaynak ve müzik malzemesiyle dolu’’ değerlendirmelerinde bulundu.
 
Halk ozanlarından öğrendim

Müzik yaparken amacının Kürt müziğini ve kültürünü dünyaya tanıtmak olduğunu söyleyen Abbasi, Horasan’ın kendine has Kürtçesi olduğunu, konservatuar ve Kürt müziği üzerine çalışan özel bir kurumun olmadığını, öğrendiği müziğinde medrese eğitimi üzerinden olduğunu belirtiyor.
Abbasi 11 yaşından beri halk ozanlarının yanında büyüdüğünü ve onların sayesinde bugünkü müzik kariyerine ulaştığını ancak bu durumu daha da geliştirmek istediğini gelecekte de İtalya’da müzik eğitim almak istediğini söylüyor. Eğitimini tamamladıktan sonra yine Horasan ağırlıklı müzik çalışmaları yapmayı düşünen sanatçı, bugüne kadar iki albüm hazırladığını, üçüncü albüm için çalışmalar yaptığını belirtiyor. Abbasi yeni albümünün kısa bir süre içinde çıkacağını, albümde bölge insanlarının acılarını anlatan, işleyen ezgiler olacağını belirtiyor.


 KÜLTÜR SERVİSİ

 


1773

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA