28 Ağustos 2014 Perşembe
 
Ana Sayfa Dizi
27 Mart 2014 Perşembe

Dêrsim Devrimci Güç Birliği’ne güveniyor

Nurhayat Altun: Dêrsim halkı, bizden önce CHP’nin elinde olan belediyenin pratiğini unutmuş değil. Bu yüzden bizi tanıyor ve güveniyor. Devrimci Güç Birliği’nin ittifakı kentte çok olumlu hava yarattı.

Tarihsel olarak çok büyük kıyamlar, zulümler ve ihanetler yaşamış Dêrsim, sömürgecileri her zaman şaşırtmıştır. Çok büyük bir ilgi odağı haline gelen Dêrsim seçimlerine ilişkin Devrimci Güç Birliği’nin eşbaşkan adayı Nurhayat Altun ile şehrin atmosferini konuştuk. Eşbaşkan adayı Mehmet Ali Bul, yoğun çalışmalarından dolayı röportaja katılamadı.


Herkes çok merak ediyor, Dêrsim’de son durum nasıl?

Dêrsim’de tam bir seçim havasının olduğunu söyleyebiliriz. Hem bağımsız adayı, hem CHP faktörü, az da olsa AKP faktörü var. Bildiğiniz gibi biz Güç Birliği ile (ESP, EMEP, BDP, HDP, PARTİZAN) seçime gidiyoruz. Devrimci Güç Birliği Dêrsim’de çok olumlu bir hava yarattı. Olumlu eleştirisini alıyoruz. Dêrsim’in çok renkli bakış açısı var. Bir ailede beş kişi yaşıyorsa beşi de ayrı görüşlerde olabiliyor. Halkın Güç Birliği’ne olan güveni çok fazla. Tabii eleştirileri de oluyor. Halkın yapmış olduğu eleştiri bizim için ön açıcı oluyor. Bir de özgün olarak kadın toplantıları gerçekleştiriyoruz. Kadınların seçime ilgileri çok fazla.
İki dönemdir kadın belediye başkanları kenti yönettiği için özel bir ilgi var. Kadınların yönettiği belediyeciliğe inanıyorlar. Tabii özel bir ilgi bekleme de söz konusu. Belediyemiz olumlu iz bırakmış. Ranta bulaşmamış. Bize göre ranta bulaşmamak bir lütuf, bir lüks değil. Olması gereken budur ama toplum biraz bu konuları dikkatle izliyor. Bizden önce CHP yönetimindeki belediyenin pratiğini henüz kimse unutmamış. Çalışanların dahi ücretini almadığı bir pratikten bahsediyoruz.

Bu karşılaştırmayla çok karşılaştınız mı?

Evet, CHP ve BDP belediyecilik farkını çok net ortaya koyuyorlar. Şöyle bir durum var; CHP’li bir seçmen bize çok rahatlıkla ‘belediyecilik hizmetleriniz çok güzel, bir itirazım yok’ diyor ama ‘ben 40 yıldır CHP’liyim’ diyenler de ara sıra oluyor. Sunduğumuz hizmet Dêrsim’de herkesin kabul ettiği bir gerçeklik.

Türkiye tarihinde en fazla tartışmanın yaşandığı bir seçimden bahsediyoruz. Kente yansımaları nasıl?

Türkiye’de her türlü iktidar denendi. Koalisyon hükümetleri kuruldu, tek başına iktidar olan partiler oldu ama hiçbiri Türkiye’de yaşanan sorunlara çözüm olmadı. Şimdi gelinen aşamada 12 yıldır AKP iktidarı var. AKP birikmiş sorunları çözeceğini, sıkıntıları atlatacağını, Kürt sorununda demokratik çözüm için ön açıcı yaklaşım sergileyeceğini, Anayasa değişikliği yapacağını ileri sürmesine rağmen hiçbir vaat yerine getirilmedi. Haliyle halk bunları görüyor. Paralel devlet yapılanmaları, ayakkabı kutularına konulan paralar, birbirlerine karşı telefon, şantaj ve dinlemelerinden tutalım da bir kaosa tanıklık ediyoruz. Şimdi bir çıkmazda. Yine sayın Abdullah Öcalan’ın çabalarıyla geçen yılki Newroz’da başlayan sürece AKP’nin yeterince katkı sunmaması kaosu derinleştirdi.
Yoksulluk, işsizlik tüm bunlar halkın gündemine girdi. Kürt hareketi olarak biz de Demokratik Özerklik projesinin başarıya ulaşması için bu süreci referandum olarak görüyoruz. Eğer bu sisteme karşı alternatif bir sistem oluşturulacaksa bizim açımızdan “Demokratik Özerklik” dediğimiz “Öz Yönetimle Özgür Kimlik” başarıya ulaşmalı. Kendisine demokratım, sosyalistim, Türkiye’de yaşayan tüm halkların eşit, özgür iradesini savunuyorum diyorsa bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz. Bu açıdan bu seçimler referandumdur. Yani sistemin ve sistem alternatifi yönetimlerin ortaya çıkacağı bir seçim olacak.

İki dönemdir belediye yönetimi partinizde. Halktan gelen tepkileri de dikkate alarak eksik bıraktık dediğiniz ya da özeleştirisini yaptığınız durumlar oldu mu?

Bildiğiniz gibi geçen seçimlerden hemen sonra KCK adı altında yapılan siyasi operasyonlarda birçok arkadaşımız tutuklandı. Belediye başkan yardımcısı, meclis üyelerimiz, belediye çalışanları, mahallerde halk meclisleri oluşturan kadrolarımız tutuklandı. Halen de tutuklular. Belediye başkanımız ve belediyenin kendisi yalnızlaştırıldı. Halk bize, ‘siz geçmişte halk meclislerini oluşturacaktınız, oluşturmadınız’ eleştirisi yapıyor haklı olarak. Yaşadığımız durumu açıkladığımızda hak veriyorlar. Şimdi yeniden seçilmemizle birlikte bu süreci birincil gündemimiz yapacağız. Bizden önce CHP belediyeciliğinin yapmış olduğu hatalı imar ve projelerin hala sıkıntısını çekiyoruz. Yolun ortasında bir kayaya denk gelebilirsiniz. Bu projeyi yeniden değiştirmek için çok zor ve uzun bir süreç gerekli. CHP burada ‘nasıl olsa kaybediyoruz gelen yönetim iş yapmasın’ mantığıyla işler yapmış. Bu anlamda bazı yerlere hizmet götürmede sıkıntılar yaşandığının biz de farkındayız. Önümüzdeki süreçte bunları halkımızla birlikte aşacağız.

BDP devrimsel nitelikte demokratik adımlar atıyor. Eşbaşkanlık bunlardan biri. Karar alma süreçlerinin çeşitlendirmesi gibi... Halka yansıması nasıl?
Eşbaşkanlık sisteminin Dêrsim’de kabul görülmesi çok zor olmadı. Nasıl olacağına ilişkin bazı sorular sorulsa da aşabiliyoruz. Dêrsim iki dönemdir kadın yönettiği için avantajlı. Bizim kadın ve mahalle meclislerini hemen hayata geçirmemiz gerekiyor. Halkımız bunu önemsiyor. Katılımcı, şeffaf, demokratik bir belediyecilik anlayışı sürdüreceğimiz için halkın içinde sözcüleri, temsilcileri olacak. Belediye meclisinin içinde halkın kendi sözcüleri yer alacak, tartışmalara katılacak. Halkın aldığı kararlar belediye meclisine gelecek ve orada tartışılarak karara bağlanacak. Halkın düşüncesi alınmadan bir tek çivi dahi çakılmayacak.

Dêrsim coğrafyasına özgün saldırı var. Başta HES’ler olmak üzere bu coğrafyaya dönük saldırılara karşı daha yoğun bir mücadele dönemi mi bekliyor bizi?
Dêrsim coğrafyasının eşine Bölge’de ender rastlanır. Aynı zamanda inancıyla da bütünleşmiş bir coğrafyadır. Birçok yerde inanç boyutuyla ziyaretlerimizin olduğu, bitki türündeki çeşitliliği, inancın doğayla bütünleştiği bir yer olarak ele alırsak eğer sistemin özel yönelimi olduğu doğrudur. Biz ekolojik paradigma ile hareket ediyorsak elbette Dêrsim’in doğasını koruyacak her türlü eylem biçiminin içinde ve öncülüğünü de yaparız. Halkla birlikte tüm sivil itaatsizlik eylemlerinin içindeyiz, bu projelere karşı önlemler almaya devam edeceğiz.

Dêrsim’de Romenlerin olduğunu söylediniz...
Evet, Dêrsim’de Romanlar var ve Kirmanckî konuşuyorlar. Çok hoş bir sohbetimiz oldu. Bize dediler ki ‘en iyi birbirimizi anlayanlarız.’ Hiçbir rahatsızlıklarını duymadık. Çok olumlu yaklaşımları var.

Kendi gözlemlerimden biri, BDP’li belediyelerin özellikle eğitime ilişkin özgün politikalar geliştiremediği. Örneğin Dêrsim’de Kirmanckî yok olmak üzere. Buna ilişkin bir çalışma yürütülemez miydi?

Kirmanckî için özel çaba içinde olunması konusunda hak veriyorum. İlk önce anadilde kreşler olabilir. Anadili kamusal alana yaymamız gerekiyor. Bazı belediyelerimizde çok dilli çalışmalar yapılıyor, biz de çok özel projeler ile hazırlanmalıyız. Anadilde hizmet verecek, dili geliştirecek çalışmalar yürüteceğiz. Bunun için özel bir bütçe ayrılacağını şimdiden belirtebilirim.

Çeşitli çevrelere veya CHP’ye ilgi duyan seçmene çağrınız var mı?  

CHP Genel Başkanı Dêrsim’de yaptığı mitingden sonra başka bir ilde kurt işareti yapıyor. Bu partiye ilgi duyan Dêrsim halkının bu anlayışı görmesini isterim. Sistem CHP’yi kullanarak, onlar üzerinden Dêrsim halkını yok etmeye, dilinden, kültüründen, kimliğinden, inancından uzaklaştırmaya çalışan politikaları hayata geçiriyor. Dêrsim halkı bunu görmeli. Dêrsim halkı, çok acılar çektik, inancımızla, kültürümüzle farklıyız diyorsa o halde ezilenden yana tavır almalı. Savaşa değil barıştan yana tercihlerini kullanmalı. Bunun için en doğru seçenek Devrimci Güç Birliği’dir. Alevi kimliğinin, kültürünün gereği böyle yerine getirilir. Dêrsim halkının yeniden bizden yana oyunu kullanacağından şüphemiz yok ve şimdiden teşekkür ediyoruz.  

Tüm Dêrsimlilerin söz hakkı olacak


Siz karar alma süreçlerinde muhalefete söz hakkı tanıyacak mısınız?

CHP, AKP, bağımsız aday, biz, hepimiz demokratik bir yarışın içindeyiz. Seçildikten sonra bu kişi bize oy verdi- vermedi gibi bir pozisyonu kabul etmemiz mümkün değil. Sonuçta Dêrsim coğrafyası bizimdir ve burada yaşayan herkes eşit yurttaşımızdır. Bizden farklı düşünüyor olması bu sonucu değiştirmez. Bizim felsefemiz, farklılıklara kendilerini rahatlıkla ifade edebileceği alan yaratma mücadelesidir. Dêrsim için halkın idaresini tanıyan her türlü eleştiri nereden gelirse gelsin hiç fark etmez, dikkate alırız. Kapımız herkese açıktır. Ancak bilinçli, planlı ve organize bir şekilde yapılan çalışmaları boşa çıkaran, sisteme entegre etmeye çalışan anlayışı da reddederiz.

 SEDAT YILMAZ/DÊRSIM



1042


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18