29 Eylül 2009
|
 | Mezopotamya Sosyal Forumu kapsamında düzenlenen “Savaş ve Barış Süreçlerinde Kadın” konulu panelde konuşan Amed Milletvekili Aysel Tuğluk, “Kürt coğrafyasında bir barış olacaksa bunun esas aktörü kadınlar olacak. Bir gelecek istiyorsak savaşa karşı önleyici güç olmak zorundayız” diye konuştu.
|
|
Amed’de düzenlenen Mezopotamya Sosyal Forumu’nda, (MSF) kadınların sadece savaşın mağduru olarak gösterilmemesi gerektiğine dikkat çekildi ve Kürt kadınlarının özgürlük ve demokrasi savaşında öncü oldukları vurgulandı. MSF etkinlikleri kapsamında “Savaş ve Barış Süreçlerinde Kadın” adlı panel düzenlendi. İnsan hakları savunucusu Reyhan Yalçındağ’ın moderatörlüğünü yaptığı panele, DTP Amed Milletvekili Aysel Tuğluk, Barış Girişimcisi Aysel Doğan, Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Sultan Koyun, asker annesi Ümran Yurdayol,Türkiye Barış Meclisi Üyesi Tülay Özdemir, Yeşiller’den Aysel Ataseven, İtalya’dan Alexsandra Mecozzi, Sosyalist Kadın Dergisi’nden Arzu Torun, Göç-Der’den Ruken Ergüneş konuşmacı olarak katıldı.
Barış annelerinin yoğun ilgi gösterdiği panelin açılış konuşmasını yapan Yalçındağ, Mezopotamya coğrafyasında savaşların acısını yaşayan ve tanıklık eden kadınların bir araya gelmesinin önemine vurgu yaptı. Savaş sürecinde kadınların herkesten fazla bedel ödediğini, acı ve trajedi yaşadığını söyleyen Yalçındağ, “Mezopotamya coğrafyasında yaşanan savaş nedeniyle kadınların yaşadığı acıyı en azından bir nebze olsun hafifletmenin yolu onurlu bir barışın gelmesiyle sağlanacaktır” dedi.
‘Barış girişimleri engelleniyor’
Panelde Kürtçe konuşma yapan Sultan Koyun, Barış Anneleri İnisiyatifi olarak amaçlarını ve şimdiye kadar yürüttükleri mücadeleyi aktardı. Koyun, barış mücadelesinde özellikle devlet yetkilileri ve Türk askerlerinin anneleriyle buluşma girişimlerinde güvenlik güçlerinin engellemeleriyle karşılaştıklarını söyledi. Koyun, devamla şöyle konuştu: “Tayyip Erdoğan’ın, Abdullah Gül’ün, Başbuğ’un çocukları savaşta olsalardı, onları kaybetselerdi bu savaşın devam etmesine sessiz kalırlar mıydı? Çünkü onların yürekleri yanmamış.” Erdoğan, Gül ve Başbuğ’un eşlerine seslenen Koyun, barış çığlıklarını en azından kadın olarak onların duyması gerektiğini ifade etti.
‘Eller barış için birleşsin’
Amed’de barış için bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığını belirten asker annesi Ümran Yurdayol ise, “Kürt anneleri barış için yıllardır mücadele ediyor. Ancak biz bu mücadelede geç kaldık. İsterdim ki, bugün tüm annelerin elleri barış için birleşsin. Tüm kadınlarla birlikte mücadeleyi yürütmeyi, tüm kadınların yanımızda yer almasını istiyorum” diye konuştu. Barış Annesi Sultan Koyun, Yurdayol’un elinden tutarak Türkçe, “İnşallah barış gelecek” dedi.
Barış Girişimcisi Aysel Doğan da sunumunda kadının savaş ve barış süreçlerindeki yerini anlattı. Kadınları sadece savaşın mağduru olarak görülmesinin yanlış olacağına dikkat çeken Doğan, kadınların kazanımlarının da görülmesi gerektiğini söyledi. Doğan, kadınların siyasal bir güç ve örgütlülüğünü yaratarak savaşta ve barışta özne ve taraf olmayı başarabildiğini vurguladı. Kadının demokratik toplumsal yeniden yapılanmanın teminatı ve tarafı olduğunu söyleyen Doğan, “Kadın demokrasinin ve özgürleşmenin dilidir. Barış kadının kendisiyle ve tüm kadınlarla buluşmasıdır” diye konuştu.
‘Önleyici güç olmalıyız’
DTP Milletvekili Tuğluk da, savaş sürecinde Kürt kadınlarının yaşadığı kayıplara ve acılara dikkat çekti. Kürt kadınlarının öğretici deneyimlere sahip olduğunu belirten Tuğluk, “Kürt coğrafyasında bir barış olacaksa bunun esas aktörü kadınlar olacak. Dolayısıyla bir gelecek istiyorsak savaşa karşı önleyici güç olmak zorundayız” dedi.
Barış Meclisi Üyesi Tülay Özdemir ise savaşın kadın üzerindeki tahribatlarına vurgu yaptı. Özdemir, “Göç, yoksulluk, kayıplar ve psikolojik travmalar savaşın somut sonuçlarıdır. Taciz, tecavüz, asimilasyon, intiharlar ve fuhuş sistematik olarak gerçekleşmektedir” dedi. Onurlu bir barışın herkesin yaşamsal hakkı olduğunu vurgulayan Özdemir, barışın bir an önce son bulmasını istediklerini sözlerine ekledi. Panele İtalya’dan katılan Mecozzi de, dünyanın ve toplumların parçalı hale geldiği ortamda kadınların dayanışmanın çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Demokrasi, adalet, eşitlik ve barış için kadınların mücadelelerini birleştirebileceklerini dile getiren Mecozzi, Kürt kadınlarının mücadelelerini uluslar arası alana ve dayanışmaya doğru kaydırmaları gerektiğini söyledi.
DİHA/AMED
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
|
|