Anasayfam yap | Sık kullanılanlara ekle 
  Ana sayfa  Haber  Kültür-Sanat  Kadın  Kurdî  Toplum-Yaşam  Dizi  Forum  Avrupa  PolitikArt  Yazarlar  Arşiv  İlan-Reklam  İletişim  Künye  RSS 
      Birinci Sayfa
PolitikArt
Yeni_Özgür_Politika
» ŞEYHMUS DİKEN: Mehmed Uzun’un edebiyatında şehir*
»editörden
»CİHAN ERDOĞAN: Yüzleri sırlı resimler Dersim’de
»GÜLNAZ DUMAN BİLGE: Her fırça bir taş darbesi midir?
»ZÎNÊ MELÎTA: Paula Modersohn Becker
»ENGİN YURTSEVER: Anne!
»MERAL ÇİÇEK: Şehrin yıkıcılığında kendini bulma ve Rilke’nin Malte’si
»VAKIF ÇAĞIN: Si vis pacem, para pacem
»HAYRİ K. YETİK: 33 Kurşun
»AHMET ATAŞ: Dorian Gray’in üzgün portresi
»ERDİNÇ BAYSAL: Yasımı tutacaksın!
Günün Çok Okunanları
 • Kürtler nöbet tuttu!
 • Avukatları Öcalan’la görüştü
 • Beşir Hoca’nın İnegöl fıkrası
 • 4 polis, 6 asker öldü
 • Demirtaş: AKP şantaj yapıyor
 • HABER ÖTESİ: Türk devlet operasyonu
 • Bu ‘Has Arabesk’ten içmem!
 • Cangızbay: İktidar Kürt sorununu kullanıyor
 • Wiesbaden’de Türkiyeli kadın öldürüldü
 • ERDEM CAN: Etnik temizlik hazırlığı mı?
FORUM
»ERDEM CAN: Etnik temizlik hazırlığı mı?
»DELİL KARAKOÇAN: Linç: Yapamadığını kitleye yaptırmak
»CEMİL KILIÇ: Kürtler ayrılmayı gündemine alırsa...
»HÜSNÜ ÇAVUŞ: Referandum aldatmacası
»ERGİN DOĞRU: Yetmezse niye evet?
»KAMBER ERKOÇAK: Anayasa referandumu ve tercihler
»MİHDİ PERİNÇEK: Ya ‘olmaz’sa?
 


28 Eylül 2009
Yeni_Özgür_Politika ‘Başka bir dünya mümkün’ sloganıyla Amed’de Mezopotamya Sosyal Forumu’nda bir araya gelen binlerce kişi, yoksulluğa, antidemokratik uygulamalara, yasaklara karşı daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi dedi.


 İlgili Başlıklar
 » DTP ezilenlerin sesi
Dünyadaki birçok antikapitalist, anarşist, sivil toplum örgütü temsilcisini bir araya getiren Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) önceki gün Amed’de görkemli bir yürüşle başladı. Binlerce kişinin katılımıyla yapılan açılış yürüyüşü, Cegerxwîn Kültür Merkezi’nden MSF’nin yapılacağı Diyarbakır Belediyesi Sümer Park’a kadar sürdü. Yürüyüş ardından, katılımcılara Kürtçe bir konuşma yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “dilini özgürce konuşmak isteyen halklar, sömürülmek istemeyen çocuklar, cins kimliğiyle yaşamın her alanında olmak isteyen kadınlar, açlık ve yoksulluğa dur demek isteyenler, oluk oluk akan kanı durdurmak isteyenler, silahlara veda etmek isteyenler Amed’de bir aradalar, birbirini anlıyorlar, birbirini tamamlıyorlar” dedi. Sözlerini “Ya özgürlük ya hiç”, “Ya onurlu bir barış ya hiç” sloganı ile bitiren Baydemir’den sonra Demokratik Toplum Kongresi Sözcüsü Hatip Dicle de bir konuşma yaptı. Dicle “Sizlerle Kürdistan’ın kalbi olan Amed’te kucaklaşmaktan büyük bir onur duyuyorum” diyerek sözlerine başladı. Uygarlığa beşiklik etmiş bu topraklarda özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hakim oluncaya kadar Kürt halkının insanlık ve onur mücadelesinin süreceğini belirten Dicle, konuşmasını “Ya özgürlük ya demokrasi ya da hiç” sözleri ile tamamladı.

Türkiye ve Kürdistan’dan 250’yi aşkın demokratik kitle örgütünün desteğiyle gerçekleşen MSF, ‘Başka bir dünya mümkün’ sloganıyla insanın insan, insanın doğa üzerindeki tahakkümüne, bunun sonucu gelişen çürüme ve yok oluşa karşı örgütlü mücadele ve dayanışma ağı örülmesini amaçlanıyor. MSF’de ezilenler buluştu

Türkiye ve Kürdistan’dan DTP, EMEP, KESK’e bağlı sendikalar, Yerel Gündem 21, TMMOB’a bağlı bölgedeki odalar, GAP Belediyeler Birliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi, Van Barosu, Tabip Odası ve İHD’nin de aralarında bulunduğu 250’i aşkın demokratik kitle örgütünün öncülüğünde gerçekleşen Forum’da, insanın insan, insanın doğa üzerindeki tahakkümüne, bunun sonucu gelişen çürüme ve yok oluşa karşı dayanışma ağı örülmesi amaçlanıyor. MSF kapsamında öncelikle 25-26 Eylül tarihleri arasında Cegerxwîn Kültür Merkezi’nde 2010’da İstanbul’da düzenlenecek olan Avrupa Sosyal Forumu’nun hazırlık toplantısı gerçekleşti. Forum’un yapıldığı Sümer Park’ta Uluslararası Sınırsızlar Kampı kuruldu. Kurulan çadırlarda kalan Almanya, İtalya, Filistin gibi ülkelerden gelen katılımcılar, ayın 30’una kadar çeşitli etkinliklerde, tartışmalar yaparak fikir ve deneyim alış-verişinde bulunacak. MSF etkinliklerine sanatçı, akademisyen, insan hakları savunucularından, milletvekillerine yoğun bir katılım gerçekleşti. Forum DTP milletvekili Akın Birdal, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Venezuella İstanbul Başkonsolosu Jose Grigorio Bracho Reyes, Arjantin’deki Hakikatleri Araştırma Komisyonu Başkanı Eduardo Suarez ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi temsilcilerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı. Dün başlayan MSF etkinlikleri kapsamında “Dünyada ve Ortadoğu’da gençlik hareketleri”, “Selanik’ten Amed’e sınıf kimlik siyaset”, “Neden kadın kurtuluş mücadelesi”, “Su ve enerji savaşlarının ortasında Mezopotamya” ve “ Türkiye’de ifade özgürlüğü” başlıklı paneller düzenlendi. Panellerde, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce çeviri yapıldı. Sümer Park’ta bulunan farklı salonlarda aynı anda gerçekleşen panellerde sorunlara ortak bakış ve çözüm aranmaya çalışıldı.

Gün boyu paneller düzenlendi

“Su ve enerji savaşları ortasında Mezopotamya” konulu panelde, gittikçe artan nüfus ve azalan su kaynakları ile Kürdistan’da güvenlik gerekçesiyle yapılacak olan su şişirme bentlerinin bölgede yaratacağı tahribatlara dikkat çekildi. Turan Kalkan’ın moderatörlüğünü yaptığı panele Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Murat Hocaoğlu, Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Kemal Ulusaler, İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Ahmet Göksu ve İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Işıkhan Güler konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Turan Kalkan, Dicle ve Fırat havzaları üzerinde yapılan barajlar ve barajların yarattığı ekolojik tahribata dikkat çekti. Bu havzalar üzerine yapılan GAP projesinden elde edilen enerjinin bölge dışında da kullanıldığını hatırlatan Kalkan, bölgenin doğa ve kültür tarihini yok etiğini kaydetti. Jeoloji Mühendisleri Odası Yöneticisi Murat Hocaoğlu ise Şırnak ve Hakkari’de yapılacak 11 barajın, gerilla geçişlerine karşı planlandığını söyledi. Hocaoğlu sunumunda su bentlerinin yaratacağı tahribatlara da dikkat çekerek, “Türkiye’den Irak sınırına paralel olarak yapılacak olan su şişirme bentleri ve barajlar sınırda adeta Filistin ve İrsal arasındaki güvenlik duvarı gibi bir duvar yaratacak. Diyarbakır-Silvan’da yapılan baraj 24 yılda bitilirken güvenlik gerekçesiyle yapılan su bentleri ve barajlar 900 günde bitirilecek” dedi.

Gençlik sorunları tartışıldı

Etkinlikler kapsamında “Dünyada ve Ortadoğu’da gençlik hareketleri ve deneyimleri” paneli de düzenlendi. Moderatörlüğünü Mustafa Doğrul’un yaptığı panelde konuşan Anti-faşist Devrimci Eylem Grubu Sözcüsü Arian Wendel, Almanya’da son yıllarda daha çok sınıf mücadelesi ve eğitim öğretim hakkında eylemler yaptıklarını, eğitim ve öğretime daha çok bütçe ayrılmasını istediklerini dile getirdi. Almanya’da son yıllarda Türk gençleri ile Kürt gençleri arasında çıkan çatışmalarda polisin Türk gençlerini desteklediğini belirten Wendel, “Faşist Türk gençleri, Kürt gençlerine saldırıyor ve polisler de faşistlerin tarafında. Biz Kürt gençleri arasında bir dayanışma ağı oluşturduk. Alman, Kürt, Arap gençleri birleştiler. Enternasyonal bir çalışma yürütüyoruz” diye konuştu. Oturumda Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi adına konuşan M. Can Temel ise, Avrupa’da yaşayan gençler ile sorunlarının farklı olduğunu ama ortak sorunlarının da bulunduğunu söyleyerek, 68’den günümüze Kürt gençlik hareketi hakkında bilgi verdi.

Kadın kurtuluş mücadelesi

MSF kapsamında düzenlenen etkinlikler çerçevesinde “Neden Kadın Kurtuluş Mücadelesi” konulu panelde farklı alanlardan kadınlar bir araya geldi. Zin Salonu’nda gerçekleştirilen panele kadınların yanı sıra erkekler de ilgi gösterdi. Zeynep Karaman’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk konuşmayı İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Fatmagül Berktay yaptı. Panel konusunun önemine dikkat çeken Berktay, bilinen tarih boyunca kadın düşmanlığı ile sömürü ve baskıyı meşrulaştıran ideolojilere karşı kadın kurtuluş mücadelesinin verildiğine dikkat çekti. Kadın kurtuluş mücadelesinde farkındalık ve bilincin önemine vurgu yapan Berktay şunları aktardı: “Öncelikle ezilmenin ve sömürülmenin varlığının kabul edilmesi gerekir. Bundan sonra ezilmenin doğal olmadığı toplum içinde varolduğu bilincine varmak gerekiyor. Ve bunun haksız olduğunu bilmek gerekir. Ardından dayanışma vurgusunu geliştirmek ve kadınların yaşadığı bu durumun değiştirilmesinin mümkün olduğu ve bunun için mücadele edilmesi gerektiği kabul edilmeli. Geleceğe ilişkin vizyonun olması da önemli. Özellikle alternatif gelecek misyonunun olması gerekiyor.” Panelde KESK adına konuşan Dilek Adsan ise özellikle çalışan kadınların sorunlarına dikkat çekti. Sosyalist Feminist Kollektifi’nden Canan Yıldız ise kadın kurtuluş mücadelesinin bağımsızlığının önemine vurgu yaptı.

Filistin sorunu da konuşuldu

MSF çerçevesinde düzenlenen “Filistinli Mülteciler ve Filistin Sorununa Çözüm Perspektifleri” paneli 6 No’lu İştar Salonu’nda gerçekleştirildi. Panele Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi Merkez Komite üyelerinden Gassam Abdul ve Usame Tamim ile Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği yöneticilerinden Alp Altınörs konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, Filistin halkının haklılığını anlatarak, İsrail’in uluslararası sistem tarafından desteklenmesinin meşruluğunu sorguladı.

Selanik’ten Amed’e / kimlik ve sınıf

Munzur Toplantı Salonu’nda ise “Selanik’ten Amed’e sınıf, kimlik ve siyaset” konulu panel düzenlendi. Çok sayıda dinleyicinin katıldığı panele, panelist olarak DTP Amed Milletvekili Akın Birdal, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ve Ermeni Yazar Pakrat Estukyan katıldı. Panelde ilk olarak söz alan KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, emek mücadelesinin Osmanlı’dan bugüne kadar gelen süreçlerini aktararak, son KESK operasyonuna dikkat çekti. Şimşek, KESK’e yönelik operasyonun da Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesine karşı olduğunu ifade etti. Şimşek’in ardından konuşan DTP Amed Milletvekili Akın Birdal, 1 Mayıs’ın ilk kez Selanik kentinde kutlandığına dikkat çekti. Birdal, Selanik’in bugün Türkiye’nin kültürünü aldığı İttihat ve Terakki’nin oluşumu ve orada almış olduğu kararlarını da çağrıştırdığını ifade etti.

‘İttihat Terakki sürüyor’

İttihat Terakki anlayışını bugün siyaseten sürdüğünü ifade eden Birdal, son Osmanlı olarak bilinen Osman Ertuğrul’un önceki günkü cenaze törenine katılanların da o günki JİTEM olarak bilinen Teşkilat-ı Mahsusa’nın siyasi temsilcileri olduğunu söyledi. Birdal, Türkiye’nin bugünkü siyasal anlayışını oluşturan, katliamlara ve kırımlara yol açan tek dil, tek kimlik, tek kültür anlayışının da Selanik’te İttahat ve Terakki tarafından alındığına dikkat çekti. İttihat ve Terakki’de alınan kararlar sonucunda Ermeniler, Yahudiler, Süryaniler, Ezidiler ve Rumlar’a karşı ırkçı bir anlayışın ortaya konulduğunu belirten Birdal, bu anlayışın halen sürdüğünü söyledi. Teşkilat-ı Mahsusa elemanlarının işledikleri cinayetlerde enseden sıkarak yaptıklarını ifade eden Birdal, şöyle konuştu: “Hrant Dink ensesinden vuruldu. Bu coğrafyada işlenen cinayetler enseden sıkılarak yapıldı. Kürtlere karşı cinayetler işleyen kontrgerilla ve JİTEM bu zihniyetin ürünüdür. Bugüne kadar İttihat ve Terakki’nin darbeci geleneği sürdürüldü. 1955’te Rumlara karşı 6-7 Eylül olayları yaşatıldı. Kürt Özgürlük Hareketi ile birlikte İttihat ve Terakki anlayışı deşifre oldu. Bugün Amed’de bunun sorgulanması da bunun göstergesidir.”

‘Yok saydıklarına Türk diyorlar’

Agos Gazetesi Yazarı Pakrat Esturyan, ezen ve ezilen toplum çelişkisinin “Türk milleti” sözü ile gizlenmek istendiğini ifade ederek, “Ancak siz trene bindiğiniz birinci, ikinci ve üçüncü sınıf kompartımanlar ile karşılaşırsınız. Halklar kendi kimlikleri için mücadele edince ‘Kimlik siyaseti yapıyorsunuz’ diyorlar. Selanik’ten Amed’e kadar kimliklerin uğradığı ayrımcılığı görebilirsiniz. Kimlikleri yok saymak için ‘Türk’ diyorlar işte” dedi. Amed JİTEM binasındaki izlenimini anlatan Esturyan, “JİTEM binasında kaç kişi kaybedildi kaç kişi işkenceden geçirildi. Ancak gözümüzün içine bakarak bize burası hakkında yanlış bilgi veriyorlar” diyerek TCK’de “Halka yalan söylemek” maddesinin eklenerek işletilmedikçe adaletten söz edilemeyeceğini ifade etti. Geçmişlerle yüzleşilmesi gerektiğinin altını çizen Esturyan, “Hrant bu geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini söylediği ve kendi kimliğini ifade ettiği için bedel ödedi. Geçmişle yüzleşilmeden açılımdan söz edemezsiniz. Siz Kürtlerin dağlarına ‘Ne mutlu Türküm diyene’ yazarak kimlik siyaseti yapmıyorsunuz da, kendi dilinde, kendi kültüründe, yerleşim yerlerinin adını kendi dilinde söylemek isteyince ‘kimlik siyaseti mi’ yapıyorlar” diye sordu. Amed’in sokaklarında “Êdî Bes e” sloganının yankılandığını söyleyen Esturyan, bunun küresel direniş çağrısı olduğunu vurguladı.

‘Açılım tezkereyi çıkarmak mı?’

Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli de tahakküm anlayışının olmadığı yerde halkların bir arada özgürce yaşayabileceklerinin altını çizdi. Özgürlükçü Sol’un İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da ‘açılım’ın açılmaya dönüştüğünü belirterek, eğer operasyonlar sürecekse, tezkere kararı sürecekse, 2010 yılı bütçesi tekrar savaş bütçesi olacaksa bunun açılım olamayacağını söyledi. Uras, hükümetin Kürt halkına karşı sopa ve havuç siyasetine karşı mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Yürüyüşle başladı

Anti kapitalistler, anarşistler, Avrupa’daki devrimci ve sosyal hareketler, eşcinseller ve binlerce Kürt’ün buluştuğu Mezopotamya Sosyal Forumu’nun açılış yürüyüşünde konuşan Dünya Sosyal Forum Konsey Üyesi Raffaella Bolini, Öcalan’ın Yol Haritası’nın tüm Ortadoğu halkları için önemli olduğunu söyledi. Amed’deki Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) öncesinde binlerce kişi, Cegerxwîn Kültür Merkezi’nden MSF’nin yapılacağı Diyarbakır Belediyesi Sümer Park’a kadar bir “Açılış yürüyüşü” gerçekleştirdi. Önceki gün yapılan yürüyüşe, çok sayıda hayatını kaybeden gerilla yakını da katıldı. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖHK), Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi (YDG-M), Barış Anneleri, Hasankeyf Yaşatma Girişimi, Munzur’u Koruma Girişimi, Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) ve anarşistler gibi çok çeşitli gruplar da hazır bulundu. Ürdün Sosyal Hareketi adındaki solcu grup ve Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (DFLP) üyeleri dahil Türkiye dışından da çeşitli gruplar eylemde yer aldı.

Baydemir:

Aynı kaderi yaşıyoruz 5 kilometre yürüyüşün ardından Sümer Park’a gelindiğinde Kürtçe konuşma yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, forum düzenleyicileri ve katılımcılarına teşekkür etti. Tekileştirilen, yok sayılan halkları ve temsilcileriyle buluştuğunun altını çizen Baydemir şöyle konuştu:”Dilini özgürce konuşmak isteyen halklar, sömürülmek istemeyen çocuklar, cins kimliğiyle yaşamın her alanında olmak isteyen kadınlar, açlık ve yoksulluğa dur demek isteyenler, oluk oluk akan kanı durdurmak isteyenler, silahlara veda etmek isteyenler Amed’de bir aradalar, birbirini anlıyorlar, birbirini tamamlıyorlar” dedi. Arjantin’deki Plaza del Mayo anneleri de Amed’deki Barış Anneleri aynı kan ve gözyaşının kaderini yaşadığını söyleyen Baydemir, “Namlunun ucundaki ve arkasındaki herkes aynı kaderi yaşıyor. Aslında insanlığın özünde eşitsizlik yoktur, adaletsizlik yoktur, yoksulluk yoktur. Yeryüzü tüm insanları doyuracak kadar zengindir. Sadece paylaşımda adaletsizlik vardır. İnsanı yoksul ve yoksun kılan günümüzün insani boyuttan yoksun acımasız sistemi vardır. Bir başka dünya mümkündür. Bu yeni dünyanın inşası için elimizi, aklımızı, yüreğimizi ortaya koyalım” şeklinde konuştu. Baydemir, sözlerini “Ya özgürlük ya hiç”, “Ya onurlu bir barış ya hiç” sloganı ile tamamladı.

Kürdistan’ın kalbi

Baydemir’in ardından konuşan Demokratik Toplum Kongresi Sözcüsü Hatip Dicle “Sizlerle Kürdistan’ın kalbi olan Amed’te kucaklaşmaktan büyük bir onur duyuyorum” diyerek sözlerine başladı. Dicle, üzerinde bulundukları toprakların insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olan neolitik tarım devriminin gerçekleştiği coğrafya olduğunu söyledi. Kürtçe ve İngilizce’nin içinde yer aldığı Hint-Avrupa dil grubunun esas kaynağının Dicle-Fırat havzası olduğuna dikkat çeken Dicle, “İşte Sümerlerin ‘Kurdienne’ ‘Yeni Kürt ülkesi’, ve Türk Selçuklu Sultanı Sancar’ın Kürdistan olarak adlandırdığı bu topraklarda sizleri misafir olarak ağırlamaktan büyük bir onur ve gurur duyuyoruz” dedi.

‘Kültürel soykırım politikası’

Ortadoğu’da başta Kürtler olmak üzere Asuri-Süryaniler, Ermeni, Türkmen ve diğer halklara karşı yürütülen tüm, sömürü, yoksulluk, şovenizm, militarizm ve savaş girdabının temelinde emperyal savaşların yatmakta olduğunu vurgulayan Dicle, “14 bin yıldır bu topraklarda derin kökler salan Kürt halkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra tekçi ulus devlet anlayışı ve zorla asimilasyon yoluyla Türkleştirilmeye çalışıldı. Dili, kimliği tarihi değerleri inkar edilerek imha edilmek istendi. Şüphesiz ki bu politika tam bir kültürel soykırım politikasıydı” diye kaydetti. Kürt halkının bu onursuzca dayatmayı kabul etmediğini tarihin derinliklerinden gelen devrimci özgürlük damarlarından beslenerek direndiğini vurgulayan Dicle, “Kürt halkı binlerce evladını şehit verdi. Bu mücadele sürecinde çağdaş tanrıçalar, çağdaş Kawalar, Çağdaş İbrahimiler ve Zerdüştler yarattı. Bugün Başkan Öcalan’ın stratejik önderliğinde dimdik ayakta ve direniyor. Dostlarımız ve herkes bilmeli ki, uygarlığa beşiklik etmiş bu topraklarda özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hakim oluncaya kadar halkımızın insanlık ve onur mücadelesi sürecektir” diye konuştu. Kürt halkının taleplerinin net olduğunu belirten Dicle, 20 milyonluk bir halkın uluslararası hukuk çerçevesinde belirlenen hakları neyse Kürt halkı da onu talep etmektedir” diye konuştu. Dicle de sözlerini “Ya özgürlük ya demokrasi ya da hiç” sözleri ile tamamladı.

Özbek: Erdoğan cesur adım atsın

Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Fatma Özbek de, “Keyif için burada değiliz, içimizdeki acı için buradayız” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:”Gözlerimi açtığım günden beri bu topraklarda zulüm ve gözyaşı var. Ama Türk devleti Kürt halkını yok edemeyecek. Recep Tayyip Erdoğan cesur adım atsın da, kan ve gözyaşı son bulsun, artık cenaze gelmesin. Mezopotamya toprağı barış toprağıdır.”

Baloni: Daha ne kadar?

Dünya Sosyal Forumu Konseyi’nden Rafealla Baloni, Mezopotamya ve Ortadoğu gibi alanların çok güçlü menfaatlerin yaşandığı stratejik alanlar olduğunu hatırlattı. Sürecin çok tehlikeli olduğu kadar sivil toplum ve sosyal hareketlerin iyi mücadelesiyle büyük fırsatların da doğabileceğini belirten Baloni, “Daha ne kadar Kürt halkının hakları inkar edilecek? Daha ne kadar Abdullah Öcalan, insani olmayan koşullarda tutuklu kalacak?” diye sordu.


DİHA/AMED

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
Okunma: 869 Yazdır
 Diğer Haberler
 • Avukatları Öcalan’la görüştü
 • 4 polis, 6 asker öldü
 • Kürtler nöbet tuttu!
 • Misket bombası yasaklansın
 • İhlaller bilançosu yüksek
 • Demirtaş: AKP şantaj yapıyor
 • Beşir Hoca’nın İnegöl fıkrası
 • HABER ÖTESİ: Türk devlet operasyonu
 • Kaplan ailesi yalnız bırakılmadı
 • Destek eylemleri
 
HİCRİ İZGÖREN
Adanmış bir ömür
AYHAN BİLGEN
Hayatın ve ölümün ciddiyeti
LERZAN JANDÎL
Şeref û koledarî
ESRA ÇİFTÇİ
Kürt avı...
ABDULLAH ÖCALAN
Yahudi milliyetçiliği
GÜLER YILDIZ
Kurtlarla koşan an’lar
GÜNAY ASLAN
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
YUSUF SERHAT FAİK
Uluslararası Adalet Divanı’nın kararı
SELİM FERAT
İllegal Anayasa
FELEKNAS UCA
Banga ji bo kampanyaya alîkariyê
 Engelliler için gümrüksüz araba ithalatı
KADIN
Yeni_Özgür_Politika
» En önemli fail korunuyor
»Wiesbaden’de Türkiyeli kadın öldürüldü
»Devlet Faruk’u neden bulamaz?
»Bu sessizlik niye?
»Birbirimizi dinleyelim
»Almanya’da zorla evlilikler çoğalıyor
»Kadınlar yazdı kadınlar oynadı
»İstanbul’dan Nusaybin’e yolculuk...

42  41  40  39  38  37  36  35  34  32  31  30  29  28  27  26  25  24  23  22  21  20  19  18  17  16  15  14  13  12  11  10   9    8    7    6    5    4    3    2      1
Top 10 Haber
 • HPG: İhanet karşılıksız kalmayacak
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 2: Kürtlerle ilgili her şey izleniyor
 • Amed’de katliam: 11 ölü 13 yaralı
 • İŞTE AKP TERÖRÜ
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 1: JİTEM’in kirli yüzü bir kez daha açığa çıktı
 • Gerilladaki Erternasyonalistler - 5: Artık bir Guyi kadar Kürt
 • Büyükanıt şov yaptırıyor
 • TERÖRİZM BUDUR
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 4: Sarhoşları bile fişliyorlar
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 3: İslamcılar da izlemede

Copyright © 2010 Yeni Özgür Politika

Bu sitede yayınlanan tüm bilgilerin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
Telefon: 00 (49) 6102 367690 | Fax: 00 (49) 6102 367696 | Bilgi: info@yeniozgurpolitika.org | Haber: haber@yeniozgurpolitika.org