22 Temmuz 2008
|
.jpg) |
PJAK gerillaları karşısında çaresiz kalan İran, Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni bastırmak ve halkın desteğini önlemek için idamlara sarıldı.
|
|
Hasan Hikmet Demir’i yaralı bir şekilde idam eden İran, bu kez aralarında 15 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 5 Kürdü PJAK’a yardım ettikleri gerekçesiyle idam etti. İran İslam Cumhuriyeti Yargı Gücü Sözcüsü Ali Rıza Cemşidi, daha bir ay önce kameraların karşısına geçerek İran’da 18 yaş altındakilere idam cezası uygulanmadığını öne sürmüştü. Ancak, Kürtlere karşı bütün kirli yöntemleri reva gören İran İslam Cumhuriyeti, PJAK’a yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu yargıladığı 5 Doğu Kürdistanlıyı idam cezasına çarptı. Aralarında 15 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 5 kişi Tebriz’de açık alanda infaz edildi. İran, İslamın ölüm cezasının infazı için engel gördüğü ‘ergenlik yaşında olmama kuralını’, 15 yaşındaki çocuk Kürt olunca dikkate almadı.
DİHA’dan Oktay Cindemir’in haberine göre, İran’da 5 Kürt, “PJAK’a yardım ettikleri” iddiası ile idam edildi. Cep telefonuyla çekilen görüntülerde aralarında bir gazeteci ve 15 yaşında bir çocuğun da bulunduğu belirtilen 5 Kürt Tebriz kentinde idam ediliyor. Temmuz ayı içinde çekildiği belirtilen görüntülerde çevrede bulunan bir grubun da idamları alkışladığı görülüyor.
Demir yaralıydı, idam edildi
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) üyesi Hasan Hikmet Demir de yaralı olduğu halde İran rejimi tarafından tutulduğu Xoy kentindeki cezaevinde 20 Şubat 2007’de idam edilmişti. Agit kod adlı Hasan Hikmet Demir halk faaliyetleri yürütürken Xoy şehrine bağlı Elendi alanında geçen yıl tutuklanmıştı. Cezaevinden firar eden Demir Kelareş alanında ayakları karda yanmış halde yeniden yakalanarak cezaevine konulmuştu. PJAK gerillası uzun süre bir hücrede tutulmuş ve işkencelere maruz kalmıştı. Uluslararası Af Örgütü de Demir için acil eylem kampanyası başlatmıştı. İran devlet güçleri cezaevinde direnen Demir’i yaralayarak, kanlar içinde zorla idam etmişti. Böylece PJAK’lılara karşı idam çezası da başlamış oldu.
Utanmadan açıklama yapmıştı
İran İslam Cumhuriyeti Yargı Gücü Sözcüsü Ali Rıza Cemşidi, daha bir ay önce İran’da 18 yaş altındakilere idam cezası uygulanmadığını öne sürüyoru. Cemşidi, yabancı medya mensuplarının karşısında yaptığı açıklamada, İran’da 15-18 yaş arası kişiler için yasalarda bulunan ‘kısas hükümleri’nin bulunduğunu ve bunun idam cezası ile ilgili olmadığını ve bu iki meselenin birbirine karıştırılmaması gerektiğini savunuyordu.
Çocuklar idam ediliyor
İran’da İnsan Hakları İçin Uluslararası Kampanya, ülkedeki adalet sisteminin kapalılığı nedeniyle çocuk mahkumların öldürülüp öldürülmediğinin bilinemediğini belirtti. Kampanya sözcülerinden Hadi Ghaemi “Çok sayıda çocuğu ölümle cezalandıran tek ülke İran” dedi. “Bu barbarca uygulama İslam hukukuyla meşrulaştırılıyor fakat birçok alim bunu eleştiriyor.” Kampanyacılar son 10 yılda 177 çocuğa idam cezası verildiğini; bu çocukların en az 34’ünün infaz edildiğini, 114’ünün infazı beklediğini bildirdi. Ghaemi, “Tüm dünya idam cezasının ortadan kaldırılmasına doğru giderken İran’ın artan sayıda çocuğu infaz etmesi utanç verici” dedi.
İran ilk sırada
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) bu yıl açıkladığı rapora göre 2004’ten bu yana sadece İran, Sudan, Çin ve Pakistan’da çocuklar infaz edildi. Nüfusa orantılayınca İran ilk sırada.
Üstelik uluslararası taahhüdü var
18 yaşından küçüklere idam cezası verilmesini yasaklayan iki başlıca uluslararası sözleşme var: Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi. İran her iki anlaşmayı da onaylamış durumda. İran’da çocukların idam edilmesi, Eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gündeme gelecek bir raporun da içeriğini oluşturuyor.
HABER MERKEZİ
En zalim ceza
İdam cezası, olabilecek en zalim ve en insanlık dışı ceza. Buna karşın, Uluslararası Af Örgütü’ne göre İran ve Çin ile birlikte Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde en fazla infaz gerçekleştiriliyor. İdam cezasının kabul edildiği ülkelerde, bu uygulamayla hayatlarına son verilenler en çok azınlıklar ve yoksullar arasından çıkıyor. Bu ülkelerde akıl hastaları ve küçük yaştakilerin idamı da kaygı verici bir biçimde sürüyor.
Dünyada 122 ülke bu insanlık dışı uygulamayı ya yürürlükten kaldırdı ya da infazları gerçekleştirmeyi askıya aldı. Geçtiğimiz yıl 81 ülke BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin, henüz idam cezasını kaldırmamış ülkeleri bu cezayı kaldırma ya da infazları durdurmaya çağıran kararına katıldı. İdam cezası uluslararası anlaşmalarla kısıtlanmış, hatta yasaklanmış olsa da, infazlar bir uluslararası hukuk ihlali teşkil etmiyor. Ancak, özellikle DNA testi gibi yeni teknolojiler sayesinde birçok vakada idam cezasına mahkûm edilmiş kişilerin aslında suçsuz olduklarının ortaya çıkartılmasıyla, bu geri döndürülemez uygulamanın durdurulması yönünde hükümetler üzerindeki baskılar gün geçtikçe artıyor. İslam’da ölüm cezası adam öldürenler için kısas olarak öngörülüyor. Kur’an’da Bakara suresinin 178’inci ayetinde “Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır” deniyor. Öldürülenin yakınlarına, diyet karşılığında katili affetme hakkı tanınıyor. Bunun dışında İslam hukukunda tazir cezası olarak devlete bazı suçlar için ölüm cezası düzenleme hakkı verilmiş.
Dört Kürt öğretmen idam tehdidi altında
İran’da 3 Kürt öğretmenin idam cezasına çarptırılması ardından Sine kentinden Enwer Huseynpenahî adlı bir öğretmen daha dokuz aylık tutukluluktan sonra idam cezası aldı. Diğer üç öğretmen idam tehdidi altında oldukları İran’ın Guantanamosu olarak bilinen Kerec Cezaevi’nde tutuluyor. Sine’nin Degulan İlçesi’nde 9 ay önce devlet güçleri tarafından PJAK’a yardım ettiği gerekçesiyle eğitim verdiği okulda tutuklanan Enwer Huseynpenahî isimli öğretmenin geçen hafta idam cezası aldığı öğrenildi. 3 çocuk babası Huseynpenahî’nin ailesinden alınan bilgilere göre Enwer Huseynpenahî, tutukluluğu boyunca ağır işkencelere maruz kaldı ve sağlık sorunları bulunuyor.
16 ay tek kişilik hücrede
Huseynpenahî idam cezasına çarptırılan dördüncü Kürt öğretmen oldu. Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili ve Eli Heyderiyan isimli öğretmenler de her an idam edilme tehlikesi altında bulunuyor. Ferzad Kemanger, iki yılı aşkın bir süre önce PJAK üyesi olduğu iddiasıyla Kirmaşan kentinde tutuklanmıştı. Kemanger ile birlikte Sine’de Eli Heyderiyan ve Ferhad Wekili de tutuklanarak idam cezasına çarptırılmıştı. Her üçü Kirmaşan, Sine, Kamyaran ve son olarak Tahran cezaevlerinde 16 ay boyunca tek kişilik hücrelerde tutuldu, ağır işkencelerden geçirildi.
Her üçü de üniversite öğretmeni. Bunlar arasında bir kardeşi PJAK saflarında olan Ferzad Kemanger, 2005 yılında tutuklandı. Ferzad Kemanger, aynı zamanda aktif bir insan hakları savunucusuydu. Kürdistan Öğretmenler Derneği iletişim sorumlusu Kemanger, 11 yıldır bir teknik kolejinde öğretmenlik yapıyordu. İşkence altında bacağı kırıldı, kolu yandı. Aynı zamanda saçlarının bir kısmı da işkence altında koptu. Çenesi ağır yara aldı.
İran Guantanamosu’ndalar
Üç öğretmen İran’ın Guantanamo’su olarak tanınan Tahran’daki Kerec Cezaevi’nde tutuluyor. Yedi dakikalık bir duruşma sonucunda Kemanger ve arkadaşları hakkında PJAK üyesi oldukları suçlaması kaldırılarak PKK üyeliğinde ceza verildi. Mahkeme kapalı bir odada ve avukatsız yapıldı. Bir tek hakim ve güvenlik güçleri küçük odadaki duruşmada yer aldı. Kemanger daha sonra defalarca yaptığı başvurularında PKK ve PJAK üyesi olmadığını ve sadece KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın ideolojisine destek verdiğini belirterek, bu bağlılığının da sonuna kadar süreceğini kaydetti.
Devlet intikam alıyor
Ailesi, Kemanger’in “Kelhor” isimli kardeşinin gerilla saflarında olmasından dolayı devletin intikamvari yaklaşarak idam cezası verdiğini söylüyor. Bu arada önceki gün Sine’de bin 300 kişi bir araya gelerek öğretmenlere verilen idam cezasının kaldırılmasını istedi. Eyleme insan hakları savunucuları, öğretmenler ve öğrenciler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde Halepçe Mağdurları Merkezi (CHAK) düzenlediği bir toplantı ile Kemanger ve arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi.
ŞERKO CİHANİ/ ANF/MAHABAD
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
|
|