Anasayfam yap | Sık kullanılanlara ekle 
  Ana sayfa  Haber  Kültür-Sanat  Kadın  Kurdî  Toplum-Yaşam  Dizi  Forum  Avrupa  PolitikArt  Yazarlar  Arşiv  İlan-Reklam  İletişim  Künye  RSS 
      Birinci Sayfa
PolitikArt
Yeni_Özgür_Politika
» ŞEYHMUS DİKEN: Mehmed Uzun’un edebiyatında şehir*
»editörden
»CİHAN ERDOĞAN: Yüzleri sırlı resimler Dersim’de
»GÜLNAZ DUMAN BİLGE: Her fırça bir taş darbesi midir?
»ZÎNÊ MELÎTA: Paula Modersohn Becker
»ENGİN YURTSEVER: Anne!
»MERAL ÇİÇEK: Şehrin yıkıcılığında kendini bulma ve Rilke’nin Malte’si
»VAKIF ÇAĞIN: Si vis pacem, para pacem
»HAYRİ K. YETİK: 33 Kurşun
»AHMET ATAŞ: Dorian Gray’in üzgün portresi
»ERDİNÇ BAYSAL: Yasımı tutacaksın!
Günün Çok Okunanları
 • Kürtler nöbet tuttu!
 • Avukatları Öcalan’la görüştü
 • Beşir Hoca’nın İnegöl fıkrası
 • 4 polis, 6 asker öldü
 • Demirtaş: AKP şantaj yapıyor
 • HABER ÖTESİ: Türk devlet operasyonu
 • Bu ‘Has Arabesk’ten içmem!
 • Cangızbay: İktidar Kürt sorununu kullanıyor
 • Wiesbaden’de Türkiyeli kadın öldürüldü
 • ERDEM CAN: Etnik temizlik hazırlığı mı?
FORUM
»ERDEM CAN: Etnik temizlik hazırlığı mı?
»DELİL KARAKOÇAN: Linç: Yapamadığını kitleye yaptırmak
»CEMİL KILIÇ: Kürtler ayrılmayı gündemine alırsa...
»HÜSNÜ ÇAVUŞ: Referandum aldatmacası
»ERGİN DOĞRU: Yetmezse niye evet?
»KAMBER ERKOÇAK: Anayasa referandumu ve tercihler
»MİHDİ PERİNÇEK: Ya ‘olmaz’sa?
 


02 Aralik 2006
Çağdaş İrlanda edebiyatının, şiir katından nobel edebiyat ödüllü, yaşayan en önemli şairi Seamus Heaney, ‘Yer Duygusu’ adlı denemesinde, bir yeri tanımanın ve o yeri ruhumuzda sevgi ve sadakatle yaşatmanın birbiriyle uzlaşmaz gibi görünen iki farklı yolu olduğunu söyler; biri yaşayarak bilinç dışı edinilmiş, diğeriyse öğrenerek bilince işlenmiş iki çelişik yol.


 İlgili Başlıklar
 » AHMET ATAŞ: Dorian Gray’in üzgün portresi
 » AHMET ATAŞ: ECE AYHAN: Sivil bir şairi politik okuma denemesi
 » Ahmet Aras: ‘Dengbêjlerde aşk özgürdür’
 » AHMET ATAŞ: Godot’yu Bekleyenler Kulübü
 » AHMET ATAŞ: Kelt Şafağı’nı okumak


İçine doğup büyüdüğümüz büyük ulusal ve dilsel manzaranın yalın coğrafik bilgisi, kaçınılmaz olarak çocukluk anılarımızın kayıp bir sesi ya da çok eski bir görüntüyü olduğundan daha yakın ya da ulaşması imkansız bir uzaklıkmış gibi gösteren naif prizmasından geçerek ulaşır bilincimizin görsel katmanlarına, biz farkında olmadan.

Mekan duygumuz bu anlamıyla hayal ve hakikat sarkacı arasında gidip gelen çarpıtılmış bir yer algısının mayhoş edasıyla biçimlenmeye daha yatkındır. Bu yüzden olsa gerek, bir yere ve bir zamana ilişkin deneyimlerimizin yaşadığımız anla nesnel bağı, aidiyet ile mahrumiyet duygusu arasında gerilmiş tekinsiz bir ipin tatlı huzursuzluğunu andırması.

Evet, özgül bir yere ve bilinç dışı yetilerimizin biricikleştirdiği başka bir zamana ait olmasaydık, keder, acı ve özlem duyularımızın kültürel kaynakları büyük ölçüde ortadan kalkardı belki de.

Sosyolojik, kültürel ya da siyasal bir kategori olarak adına ‘bireysel kimlik’ dediğimiz karmaşık yekun, sanıldığının aksine, kişinin yaşadığı ana ve özbenliğine atfettiği güncel ve kurmaca bir performanstan çok, mistik ve yitirilmiş bir mekan algısının kendini durmadan yineleyen bilinç dışı suretinde son biçimini bulur çoğu zaman.

Bundan birkaç yıl önce, küçük ölçekli idari haritalarda adı artık ‘Esen Tepe’ olarak geçen ama benim ruh ve bilinç haritamda sonsuza dek ‘Beruka’ sözcüğüyle yaşayacak olan doğduğum köye; büyük annemin dişi bir kalebent gibi yaşamını, dilini ve değerlerini hasetle koruduğu o kayıp ülkeye kasten ve zamansız bir ziyarette bulunmuştum.

Dolmuştan inip, köyü şehirler arası asfalt yola bağlayan daracık şose yola girdiğimde akşam uçsuz bucaksız ovayı çevreleyen bodur tepelerin gerisine çökmek üzereydi. Ve kerpiç köy evlerinin batıya bakan pencerelerinin kırık dökük camları yakut bir kızıllıkla tutuşuyordu sanki.

Batman’ın Reşkota düzlüğüne gelişi güzel serpilmiş irili ufaklı Kürt köylerinden biri olan bu incitilmiş cennetin uzak bir loşluğa yerleşen dingin silüeti, ilk halinden hiçbir şey kaybetmeden belleğimin en havadar katında olduğu gibi duruyordu, diyebilirim.

Kıvrılarak uzayıp giden şose yolu kat edip köye vardığımda, belleğimde olduğu gibi duran ve yaşamım boyunca sevgi ve sadakatle korumaya çalıştığım şeylerin, zamanın ve hayatın yıkıcı hükmünden kurtulma yeteneklerinin ne denli gelişmiş olduğunu biraz hayret, biraz da hayranlıkla fark edecektim.

Büyük annemin yanık süt, kesif çıra ve taze tütün yaprağı kokan kocamış evinin nadide aksesuarları; Halep işi kilimler, gelinlik kızların işlediği alacalı etaminler, fosfor yeşili türbe bezleri ve hürmet edilen alim ve azizlerin çerçevelenmiş resimleri asılı durdukları beyaz kireç badanalı duvarlarda, suskun yaşamlarını sürdürüyorlardı hiç solmadan.

Evin doğuya bakan penceresinden görünen Kaniya Xatike ise kurumayan kaynağıyla çevresine hayat suyu dağıtmaya devam ediyordu. Ve büyük babamın ölümünden hemen sonra sulara ve çayırlara küsüp ardından giden boz atımız Deko’nun ayak izleri, o sert patikadan silinmemişti galiba.

Onca farklı şehir, onca kırgın deneyim ve hoyratça akıp giden onca yılın ardından değişmeyen mekan, insan ve zaman algım, bilinçdışı ve ilkel bir şöleni yaşatıyordu bana.

Fiyakalı bir kimlik edinmek için terk ettiğim o sonsuz kırların yer duygusu, gittiğim her şehirde bireysel kimliğimin en alımlı yanı oluvermiş, ben farkında olmadan.

Gözlerimizi şu acınası dünyaya açtığımız ve bir daha dönemeyeceğimiz o uzak yerler, mekan algımızın zalim hükümranlarıdır aslında. Çünkü ‘bilinç’, çoğu zaman haylaz bir çocuğa özenen ‘bilinç-dışı’na söz geçiremiyor...

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
Okunma: 1630 Yazdır
 Diğer Haberler
 • editörden
 • ŞEYHMUS DİKEN: Mehmed Uzun’un edebiyatında şehir*
 • CİHAN ERDOĞAN: Yüzleri sırlı resimler Dersim’de
 • AHMET ATAŞ: Dorian Gray’in üzgün portresi
 • HAYRİ K. YETİK: 33 Kurşun
 • VAKIF ÇAĞIN: Si vis pacem, para pacem
 • MERAL ÇİÇEK: Şehrin yıkıcılığında kendini bulma ve Rilke’nin Malte’si
 • ENGİN YURTSEVER: Anne!
 • GÜLNAZ DUMAN BİLGE: Her fırça bir taş darbesi midir?
 • ERDİNÇ BAYSAL: Yasımı tutacaksın!
 
HİCRİ İZGÖREN
Adanmış bir ömür
AYHAN BİLGEN
Hayatın ve ölümün ciddiyeti
LERZAN JANDÎL
Şeref û koledarî
ESRA ÇİFTÇİ
Kürt avı...
ABDULLAH ÖCALAN
Yahudi milliyetçiliği
GÜLER YILDIZ
Kurtlarla koşan an’lar
GÜNAY ASLAN
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
YUSUF SERHAT FAİK
Uluslararası Adalet Divanı’nın kararı
SELİM FERAT
İllegal Anayasa
FELEKNAS UCA
Banga ji bo kampanyaya alîkariyê
 Engelliler için gümrüksüz araba ithalatı
KADIN
Yeni_Özgür_Politika
» En önemli fail korunuyor
»Wiesbaden’de Türkiyeli kadın öldürüldü
»Devlet Faruk’u neden bulamaz?
»Bu sessizlik niye?
»Birbirimizi dinleyelim
»Almanya’da zorla evlilikler çoğalıyor
»Kadınlar yazdı kadınlar oynadı
»İstanbul’dan Nusaybin’e yolculuk...

42  41  40  39  38  37  36  35  34  32  31  30  29  28  27  26  25  24  23  22  21  20  19  18  17  16  15  14  13  12  11  10   9    8    7    6    5    4    3    2      1
Top 10 Haber
 • HPG: İhanet karşılıksız kalmayacak
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 2: Kürtlerle ilgili her şey izleniyor
 • Amed’de katliam: 11 ölü 13 yaralı
 • İŞTE AKP TERÖRÜ
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 1: JİTEM’in kirli yüzü bir kez daha açığa çıktı
 • Gerilladaki Erternasyonalistler - 5: Artık bir Guyi kadar Kürt
 • Büyükanıt şov yaptırıyor
 • TERÖRİZM BUDUR
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 4: Sarhoşları bile fişliyorlar
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 3: İslamcılar da izlemede

Copyright © 2010 Yeni Özgür Politika

Bu sitede yayınlanan tüm bilgilerin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
Telefon: 00 (49) 6102 367690 | Fax: 00 (49) 6102 367696 | Bilgi: info@yeniozgurpolitika.org | Haber: haber@yeniozgurpolitika.org